MİYOM AMELİYATI

Miyomlara oldukça yaygın görülen hastalıklardan biri olup her dört kadından birinde tespit edilmektedir. Web sitemizde sizlere miyom ameliyatı ve miyom ile alakalı tüm konular hakkında bilgilendirme makalemizi paylaştık. Randevu ve danışmak istediğiniz konularınız için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Miyom Nedir?

Uterus ya da diğer yaygın bilinen adıyla rahim, ağırlıklı olarak kas hücrelerinden oluşan bir organ olup, bu yoğun kas kütlesi aynı zamanda sayısını arttırma (hiperplazi) ve büyüme (hipertrofi ) yeteneğine sahiptir, rahmin bu özelliği gebelik öncesi yaklaşık bir yumruk kadar olan rahim boyutunun, gebeliğin sonunda var olan gebeliği taşımak için hacim olarak 20 katlara ulaşabilecek bir kapasiteye sahip olması için gereklidir ve gebelikte görülen bu büyüme geri dönüşümlüdür. Diğer yandan, rahmi oluşturan kas hücrelerinin bu çoğalma kabiliyeti bazen uygunsuz, kontrol dışı ve geri dönüşümsüz olabilmektedir. Miyom gelişiminin temelinde yalnız bir adet rahim kas hücresinin, etraf dokudan farklı bir özellik kazanıp (alterasyon) kendi kolonisini oluşturma gayreti sonucu ortaya çıkan bir patolojidir. Yani bir hücre kendi bağımsızlığını ilan edip, kendini çoğaltarak rahim içerisinde bir tümör halini almaktadır. Miyomun bu tek bir hücreden oluşma özelliği onu monoclonal yani tek hücre kökenli bir patoloji olarak tanımlamamızın nedenidir.

Miyom Tedavisi ve Ameliyatı Nasıl Yapılır ?

Miyomlarda esas tedavi yöntemi cerrahi olup, sadece miyomun alındığı miyomektomi operasyonu veya miyomların rahimle beraber alındığı histerektomi ameliyatı olarak başlıca iki ana başlık altında toplanabilir. Miyomların neden olduğu kanama veya ağrı gibi semptomlar için kimi zaman ilaçlardan faydalansak da. Miyomların ilaç ile ortadan kaldırılması kesinlikle mümkün değildir. Sadece miyomun alınıp rahmin korunduğu miyomektomi ameliyatı genellikle 45 yaş öncesi ve çocuk istemi olan hastalar için bir seçenek olurken, hastanın yaşından bağımsız olarak, hastanın istemi doğrultusunda hangi yaşta olursa olsun da uygulanabilmektedir. Günümüzde miyom ameliyatları, özellikle son 20 yılda cerrahi teknolojinin sağladığı kolaylıklar neticesinde kapalı yöntem ile yapılabilir hale gelmiştir. Kapalı, diğer adıyla laparoskopi ameliyatlarında, miyom(lar) en az 7-8 cm olan bir karın duvarı kesisi yerine, boyutu 5 mm ile 15 mm arasında değişen toplam 3 veya 4 delikten dışarıya çıkarılabilmektedir. Bu ameliyatta (laparoskopik miyomektomi) miyom(lar) karın içerisinde özel bir cihaz vasıtasıyla ince şeritlere parçalanmakta ve bu şekilde küçük deliklerden parçalar halinde dışarıya çıkartılabilmektedir. Kapalı ameliyatların başlıca avantajları; açık ameliyata nazaran, daha az ağrı, daha kısa hastanede kalma zamanı, daha hızlı toparlanma ve günlük hayatına daha kısa sürede yeniden dönebilme olarak sıralanabilir. Ayrıca karın ön duvarında kesinin neden olabileceği komplikasyonlar olan  fıtık, infeksiyon ve yapışıklık gibi problemlerde belirgin oranda daha az görülmektedir. Günümüzde kapalı miyom ameliyatları klasik laparoskopik yöntemin yanı sıra robotik olarak da yapılabilmektedir.

Miyom Tedavisi Yöntemi

Miyomların tedavisinde ikinci ana ameliyat yöntemi ise histerektomi olup rahim alma ameliyatlarının en sık nedenini oluşturmaktadır. Histerektomi operasyonunda rahim yekpare bir şekilde miyom(lar)u da kapsayacak şekilde alınır. Histerektomi operasyonu sıklıkla menapozda ya da yakın bir zamanda menapoza girecek hastalar için bir alternatifdir. Bu ameliyatta rahim alındığı için miyomun nüks etme gibi bir durum söz konusu olmamaktadır. Rahim alma operasyonları da günümüzde kapalı teknikle (laparoskopik veya robotik) yapılabilmektedir.

Miyom Ameliyatı Hangi Durumlarda Yapılmalıdır ?

Günümüzde, oldukça sık rastladığımız miyomlar, çoğu kadın için bir probleme neden olmazken, bazı kadınlarda ameliyat gerektirebilen problemlere yol açabilmektedir. Miyomlarda tedavi bireyselleştirilmelidir. Hastanın miyomun neden olduğu yakınmaları, yaşı, gebelik beklentisi gibi faktörlerle birlikte en uygun tedavi yöntemi belirlenmelidir. Tek başına miyomun boyutu ve/veya sayısı ameliyat gerekçesi olmamalıdır. Örneğin, rahim dışına doğru büyümüş portakal büyüklüğünde bir miyom hiçbir şikayete neden olmadan yapılan rutin bir jinekolojik muayenede rastlantısal olarak saptanabilirken, oldukça küçük (1-2 cm ) bir miyom rahimin iç kısmında yerleşip kanama problemlerine yola açarak ameliyatın kaçınılmaz olduğu bir duruma neden olabilir.

Miyomlarda En Sık Görülen Problem Nedir ?

Miyomların büyük bir kısmı, herhangi bir yakınmaya neden olmadan varlığını sürdürürken, diğer bir kısmı ise kadın sağlığını ve/veya yaşam kalitesini çeşitli oranlarda etkileyen bazı problemlere neden olabilmektedir. Miyomların neden olduğu problemler başlıca; miyomun büyüklüğü, yerleşim yeri, içinde zamanla ortaya çıkabilen değişikliler (dejenerasyonlar), miyomun sayısı, hastanın yaşı, gebelik durumu, menapozal dönemle ilişkisi, hastanın eşlik eden ek tıbbi problemleri gibi faktörlerle ilişkilidir. Sıralanan bu faktörler aynı zamanda tedavi ihtiyacını ve tedavi şeklini de belirleyen ana faktörlerdir.

Miyomlarda en sık ortaya çıkan problem kanamadır ve miyomlu kadınların yaklaşık 1/3’inde kanama ile ilgili problemler görülmektedir. Miyom ile rahim kanması arasındaki ilişki, kimi zaman miyomun kanadığı şeklinde yanlış bir bilgiyi de kaçınılmaz olarak yanında getirmektedir. Aslında kanayan miyomun kendisi değildir. Miyom(lar), kadının olağan periyodunda başlayan adet kanamasının miktarını arttırarak ve/veya süre olarak uzatarak kanama problemine yol açmaktadır, eğer ki miyomu olan kadın menapozda yani adetten kesilmiş ise, çok nadir bazı durumlar dışında, miyom vajinal kanamaya neden olmayacaktır. Nadiren rahim iç boşluğuna yerleşen bir miyom dejenere olup direkt olarak kendisinden kanamaya neden olabilir, ancak bu durum çok nadirdir.

Miyom Bazen Ağrıya Neden Olabilir

Miyomu olan kadınlarda kanamadan sonra ikinci sıklıkta görülen problem ağrıdır. Miyomlarda görülen ağrı sıklıkla kronik alt karın ağrısı (kronik pelvik ağrı) şeklinde olabilirken bazen bu ağrı miyomda görülen dejenerasyona bağlı olarak akut karın ağrısı şeklinde karşımıza çıkabilmektedir. Yine daha düşük sıklıkla miyomlar adet dönem ağrısı (dismenore) veya ilişki sırasında ağrı (disparüni) problemlerine neden olabilmektedir.

Genellikle büyük miyomlarda ortaya çıkan bir diğer problem ise bası problemleri olup büyüyen miyomun etraf yapı ve organlara basısına bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. Karın ön duvarına doğru aşırı büyümüş bir miyom idrar ile ilgili problemlere yol açarken, arkaya doğru büyümüş bir miyom kalın barsağın son kısmına yaptığı bası neticesinde kabızlık ve zor dışkılama gibi problemlere neden olabilir, diğer yandan yanlara doğru aşırı büyümüş bir miyom böbrek ile idrar torbası arasında idrarı taşıyan kanala (üreter) bası yaparak uzun vadede böbrek yetmezliğine yol açabilmektedir. Ancak miyomun basısıyla ortaya çıkan bu durumlar sanıldığının aksine sık görülen problemler olmayıp genellikle rahmi ileri derecede (en az 3-4 aylık gebelik cesametinde) büyüten tek veya birden fazla miyom neticesin çok nadir bir durum olarak karşımıza çıkabilmektedir.

Miyom Çocuk Sahibi Olmaya Engel Olur Mu?  

Miyomlar nadiren infertilite yani çocuk sahibi olamama nedeni olarak da karşımıza çıkabilirler. Bu özellikle, normal bir gebeliğin rahim içerisinde yerleşim yeri de olan rahim iç boşluğundan köken alan ve ya bu boşluğa, rahim iç duvarından bası yapan miyomlar için söz konudur. Miyomlar daha nadiren tüplerin rahim içerisine girdiği noktayı tıkayarak da infertilite nedeni olabilmektedir. Genel olarak miyomların infertilite neden olma olasılığı oldukça düşük olup, tüm infertlite nedenlerinin %5’inden daha azını kapsarlar.

Gebelikte Bir Probleme Neden Olur Mu?

Gebelikte miyomlar sıklıkla büyüme eğilimi gösterirler ve bu büyümenin oranı kişiden kişiye farklılık gösterir. Gebelikte miyomlarda ortaya çıkan bir diğer durum da kırmızı dejenereasyon olarak adlandırılan miyom içerisine olan kanamanın neden olduğu değişikliktir. Gebelikte miyomların neden olduğu başlıca problemler;  gebelik kaybı (düşük),  erken doğum ve bebeğin rahim içerisinde olağan dışı yerleşim ve doğum pozisyon anomalileridir (malprezentasyon).